1 gün

30.03.2014 17:00
Birkaç ruh ziken müziği arkaplan yapıp bunu okuyabilirsin. Bana bu haz verirken senin muhtemelen içini karartacak.
freewka.com/onlayn/16918232_159369676/Lacrimosa+%28Requiem%29+-+Wolfgang+Amadeus+Mozart+%5Blyrics%5D
videobox.tv/video/4993794/
chaplevideo.com/video/159982463-29212712/

Gene öğlen 3 gibi uyandım. Hafif yorgunum. Saatlerce uyumama rağmen.
 Hayır vücudum değil yorgun olan. Beynim yorgun. Uyurken bile sanki mücadele ediyor birşeylerle. Öyle ki uyandığımda, her zaman dipte hissediyorum kendimi.
Sanki ben gözlerimi kapattığımda bilinçaltım tüm sorunlarla yüzleşiyor ve baş edemiyor gibi. 
Sağlıksızda besleniyorum. Biraz saldım kendimi galiba. Belkide bu kendimi salma işlemi de beynimin aktif ettiği bir savunma mekanizmasıdır. Bilmiyorum. Bilmiyorum anasını satayım. Bu yarım yamalak beslenmelerden biraz rengim solmadı da değil. Kaka gibiyim. Buna bir son vermeliyim. Kendime çeki düzen vermeliyim :) 
 
Ama bu gün değil. 
Bu günde uyanıp aynı işlemleri yapıyorum. Aç olmama rağmen bilgisayarımı açıyorum. Yukarıdaki attığım 3 şarkıya benzer tabiri caizse ruh siken müzikleri açıp günün ilk sigarasını içiyorum. 7-8 ay bıraktığım sigaraya da başladım. Müziklere kendimi veriyorum bu sırada. Çünkü ruhuma dokunuyorlar. Ruhumu okşuyorlar. Var olmayan bir şey adeta var olup beni kucaklıyor ve boşver diyor. Bırak boşver biz kendi karanlığımızda yok olalım... Arada dolmuş oluyorum. Gözlerimden hafifçe bir kaç damla yaş düşüyor. Sebebi sadece o değil. Onun suçu da yok ki. Suç sanki kaderimde gibi... Götümü yırtıp birşeyler çabalasamda en iyi taşı en iyi yere getirip şah çeksemde. Beni mat eden kader oluyor. Neden??? 
 
Tüm bu beyin fırtınaları ve ağır hisler içinde açlığım bende varım deyince. Onu susturmak için dışarı çıktım. Yemekle uğraşmak istemiyorum. Fazla üşengecim bu aralar. O yüzden dışarı çıkıp kendime birşeyler alacağım. Lafı gelmişken, bu dışarı çıkma işlemide canımı çok yakıyor. Merkezde oturduğumdan parti sloganları,koşuşturan insanlar, güneşin batışa yakın oluşu, insanların sıradanlığı ve aptallıklarına rağmen mutlu oluşları canımı çok sıkıyor çünkü. Yüzlere bakıyorum. Benim gibi olan birini arıyorum. Sadece bir bakış bazen dünyaları anlatabiliyor çünkü. Çökmüş gözlerim ve beyhude bakışlarım insanları süzerken bir kez daha anlıyorum ki ben bu insanlardan çok daha farklı bir boyutta yaşıyorum. Dünyaya çok daha farklı bir gözlükten bakıyorum. Bu kalabalık içinde bu kadar farklı hissetmenin  nasıl birşey olduğunu keşke anlatabilsem kelimelerle.  Keşke mucizevi birşey olsa da hislerimi insanlara aktarabilsem ve biraz bir-iki saatçik beni yaşasalar. Farklı bir beyne sahip olup tutunabilmek zor.
 
Yemeğimi alıp eve geldiğimde tanıdık odam beni selamladı. İçerisi biraz sigaradan duman olmuş. Kül kokuları sinmiş her bir yana. Bir kaç eşofmanım ve iç çamaşırım yerde. Çiçeğim indis(adı bu) bu dumanlar ve iç boğucu ortama rağmen yemyeşil duruyor orda. Adeta pes etme der gibi. Sana da çok çektiriyorum indis, iyi dayanıyorsun bana. Solup gitme sakın ama lan. Kiminle konuşacağım sonra. ehe... 
Odaya dönelim. Kanepemde ders kitaplarım ve defterlerim karışık bir biçimde dizili.  Bana yatay geçiş hayalimi hatırlatıyor ve ''aptal herif böyle devam edersin kaybedeceksin'' mesajını veriyor. Onları gördükçe de kötü oluyorum. Onları bir yere kaldırıp kaldırmama arasında çelişkideyim.  
Evet şimdilik susturucam beynimi. Yemeğimi yedim. Aç değilim. Bu iyi...  Bir sigara yakacağım şimdi. Müzik sigarama eşlik edecek. Daha sonra dotaya girip beynimi tekrar susturacağım. Saatler geçecek ben oyundayken. Derdim rakibin kulesini yıkmak olacak. Evet böylesi daha iyi. Rahatım... Yani şimdilik. 
Bir şekilde kurtulacağım sorunlardan. Ben 3nisan 91 doğumlu dünyadaki tek var olan Ebubekir'im çünkü. Neyleri atlatmadım ki...  Yalnız atlatacağım üstelik. En yakın dediklerimin kendi hayatları var. Ailemden destek alamam. Her zaman bir çizgi oldu aramda. Her zaman bu iç dünyamı onlardan sakladım. Bu kadar zayıf düştüğümü böyle düşünceler içinde olduğumu onlara anlatamam.  Bir başka yakınımın sınavları var. Pek derdi olmasa da frekanslar farklı. Görüşleri farklı. I ıh oda yok şu an mücadelemde. Diğer yakınım da kendi dünyasında. Eski olan kişi o değil. I ıh oda yok şu an mücadelemde. Bana ruhen çok yakın olan biri daha var aslına ama uzağız onla da. Kaldı ki o kendi savaşını kazandı. Şu an oda kendi dünyasında. Kazananlar kervanına katıldığından oda eski kişi olmayabilir. Yani bilmiyorum. Onun yanına gittiğimde göreceğim. Herneyse ı ıh oda yok mücadelemde. Göt gibi ortadayım galiba ehe... 
 
Ona gelince de, iyiki böyle bir karar almış. Teomanın şarkısı vardır. Mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur. O geçmişimde beraber olduğum tüm ama tüm kızlardan değerliydi gözümde. Benle aynı müziği dinler. Benle aynı şeyi sever. Hatta tip olarak dahi bana benzerdi. Tek farklılık yaşadığımız ve bizi şekillendiren ortamın farklı oluşuydu.  Buda beraberinde yaşam alanında görüş ayrılıklarını doğuruyordu.
Bunlar aşılabilir şeyler olsa da geriye gene o hayatıma sürekli karışan kader girdi devreye. Uzaklık konusu yani... Ben Yaratanın siktir etiği moronların cenneti Niğde'deyim. O dünyanın başkenti ve üzerinde sihri barındıran İstanbul'da. Bana her zaman bir anne gibi kucak açmış ve sadece güzel anılarımın olduğu İstanbul'da. Yarın öbür gün biryerleri de kazanacak. Kim bilir nereye gidecek? Kim bilir hayat onu nasıl değiştirecek. Zaten onun ruhen değişmesi benim işime yarar. Hislerimin azalmasına yardımcı olabilir. Dış güzellik tamam önemli ama daha önemli olan kim olduğu. İçinde nasıl bir kültür barındırdığı. Görüşleri. Fikirleri. Saflığı ve temizliği. Ve biraz da çocuksuluğu. 
Bazen düşünüyorum.Onu ilk gördüğümde En olmadık bir anda sadece onun internette resmini görerek kalbim atmaya başlıyor. Böylesine bir güzellik. Neden sadece bir resimden sadece bir resimden bu kadar etkilenebildim ki? Zamanla onu tanımıştım. Daha sonra onun kalbimden ve beyninden etkilendim. Farkında olmadan bazı konularda ona benzedim. Neden??? Galiba biraz kendimi görebildim diye. Yani bazı konularda. Bir ben düşün. Sadece tek farkı hayata olumlu bakan. Benim gibi kara gözlüklerle bakmayan bir ben. O da onun gibiydi. Galiba. Onun yanına gittiğimde ise bulmacanın parçaları tamamlanmıştı. Gülüşü, sesi, haraketleri. Ona sarıldığımda öyle güzel hissetmiştim ki kendime sordum 22 senedir. Böyle birşeyi hissettin mi sen? 22 senedir böyle tutundun mu hayata. Eski birlikte olduğum kızlarla kıyasladım sonra. Onlarla yaşadıklarım yani onlarla yaşadığım hisler diyeyim. Ne kadar da düşük şeylermiş. Aradaki uçuruma bakar mısın ya. Bir yanda eskiler sadece basit hisler veren tipler bir yanda o... sadece resmiyle içimi eritebilen ve ona sarıldığımda beni dünyadaki en mutlu insan yapan. Böyle bir gelişimle ona bağlandım sanırım. Sebebi o kader diyelim gene. Zıtlık ve koşullara rağmen önüme çıkardı onu. 
 
Hayır buna aşk diyemiyorum. Aşk ömürlüktür çünkü. Aşk bana göre sonsuzdur. Dünyada var olan ama belkide 7milyar içinde 5000 kişinin yaşayabildiği birşeydir. Şu an hislerimin ne kadar büyük ve yoğun olduğunun farkındayım. Fakat yarın böyle olacak mı onu bilmiyorum... Zaten buna aşk demeye cesaret edebilseydim. Ona Pitis derdim. Oda ayrı bir konu. Muhtemelen anlayamayacağın bir konu. 
Şimdi var olmayan okuyucu. Birleştir parçaları.  Sence de onun bitirmesi iyi olmamış mı?  Uzaktan onu izler her an onu kaybedecekmiş gibi hissederdim. VE daha böylesine birşey yaşamamışken bu denli bağlanmışsam ya ileride güzel günler geçirdikten sonra ayrılsaydım? O zamanki halim ne olurdu?  Belkide ona bu doğru karardan teşekkür etmeliyim ha.? Detayları anlatmak isterdim. Ama ona da üşeniyorum anasını satayım. Benden ayrılırken benden hoşlandığını söylemişti. En azından benim kadar olmasa da onunda birşeyler hissettiğini biliyorum. 
 
Şimdi ben bu bilgisyardan kalkıp gene düşünmemek için kendimi oyalayacağım. Tüm bu düşünmeme işlemine çaba sarfederken sağdan soldan hayat ve beynim bana mesajlar verip ağzıma sıçmaya devam edecek.  (şöyle:derslerini çalış yatay geçiş yapamayacaksın,vaktini boş harcama, kendimi geliştir zaman geçiyor geride kalma,niğdede sana zerre benzemeyen insanlarla yaşıyorsun,ailene sorumlulukların var,gelecekte ne olacğaın belli değil, iş konusunda birşeyler yapmalısın,sigarayı bırakmalısın,para problemlerin ne olacak?, o... hala onu düşünüyorsun, onu stalklamayı bırak, kaybediyorsun, geleceğin belirsiz,vücudunu harap ediyorsun, vb vb. uzatırım daha)
Ne diyorsun? Böyle bir ruh halindeyken bu üstte saydıklarım ve daha bahsetmediğim sorunları yenebilir miyim sence? Tekrar yükselebilir miyim? 
Ne kadar zaman sonra?
Benim ilacım nedir?