Kültürlerin Üstünlüğü

23.04.2017 14:47

         Bu yazımda hayalimdeki Türkiye kültürüne değineceğim.  Bilindiği gibi ırkların birbirlerine büyükçe genetik bir üstünlükleri yoktur. Siyah,beyaz,sarı hangi ırka mensup olursa olsun bu değişmez. Fakat böyle olsa da insanın aklına ister istemez aradaki güç dengesi gelmektedir.  Avrupalı beyazların dünya genelinde dominasyonunu kimse inkar edemez. Aynı Avrupa'nın çocukları ABD'yi de kurmuştur.  Ek olarak günümüzdeki siyah nüfus cahillik içindedir. Bunu ABD ya da Afrika diye ayırmıyorum. Her ikisi  için de geçerli.  ABD'deki suç oranlarının çok büyük bir çoğunluğu siyahiler tarafından gerçekleştirilmekte. Ayrıca siyah-beyaz çatışmasının yanı sıra siyahileri öldürenlerin çok büyük bir çoğunluğu gene siyahi... Orta doğunun geri kalmışlığına gelmek bile istemiyorum.   Peki madem ki ırkların birbirlerine olan bir üstünlükleri yok.  Neden böyle bir veri karşımıza çıkıyor?  Bunun sebebi kültürdür.  Kültür dediğimiz şey ise sürekli değişim halindedir.  Afrika'nın falanca kabilesinde kulaklarını büyükçe deldirip halkalar takmak bir kültürdür.  Arapların falanca kabilesinde kadınları, erkek arasına  almamak bir kültürdür.  Ya da Avrupa'nın falanca ailesinde ailevi bağların düşük olması da bir kültürdür.  Kültür kötü ve iyi öğeleri barındırır.  Değişim halinde olduğu için de iyi ve kötüye evrilebilir.
   
         Avrupa'nın kültürel oluşumları. 15. yy. dönemi rönesans ve reform hareketleriyle şekillendi.  Bilim ve sanata verilen önem, okuma kültürü gibi etmenler, uzunca bir süre içinde kendi içinde şekillenmeye ve evrilmeye gitti.  Bu süreçte kanlı çatışmalar, pişmanlıklar ve ülkelerin keşkeleri oldu.  Zorluklar içinde gelişim gösteren Avrupa'nın çocukları üstünlüğü eline aldıkları gibi sömürmeye giriştiler. Kendilerinden olsun olmasın, güçsüz olanın ezildiği bir dönemi, uzunca bir süre devam ettirdiler.  Lakin öğrenemedikleri şey, ahlaki değerler ve bu değerlerin muazzam düzeni oldu.  Günümüz Batısına baktığımızda bunu hala görebiliriz. En acı olanı ise bilgisiz insanlarımızın çoğunun bunları haz uğruna sorgulamadan kabul etmesidir. 
     
         Benim hayalimde üstün bir Türk kültürü oluşturma fikri var. Bu kültürde saçma olan tüm öğelerin arınması ve dış kültürlerdeki güzel olabilecek hemen hemen her şeyin kendi kültürümüze evrilmesi var.   Toplumumuzun bu şekilde alacağı gelişimi hayal dahi edemiyorum.  Düşmanımızın bolca olduğu bu dünyada kültürel evrimimizin zorunlu olduğunu düşünüyorum. Yoksa öyle ya da böyle başka bir ülkenin uydusu yani sömürgesi haline geleceğiz. Bu sömürgelik açık ya da kapalı olabilir. Kapalıdan kastım bizi sömürürler farkında dahi olmayız. (ürünler, hainler vb.)   Peki kültürel evrim neyleri içeriyor?  Neyleri kendi kültürümüze alabiliriz ve neyleri kültürümüzden postalayabiliriz?   Örneğin Almanların disiplin anlayışını alabiliriz.  Kusursuz bir makinenin çarkları gibi neden olmayalım? Dakiklik,  işteki küçük detaylar, işe saygı vb. tüm bunlar kalitemizi ne denli arttırır bir düşünsenize!  Bu gün Alman arabalarının bu denli yaygın olması sizce  neden kaynaklanıyor?  Silah şirketleri, spor markaları ve niceleri.  Bunlar Alman disiplin kültürünün bir örneğidir.  Japonları ele alırsak çalışkanlık geliyor aklıma ve toplumsal saygı.  Japonlardaki abartı çalışma sürelerini alalım demiyorum. Elbette çoğu şeyin fazlası zarar. Fakat çalışkanlık terimi başlı başına yeterli bir durum. Öyle ki işyerinde uyuyan bir insan normal karşılanıyor ve çok çalışmanın belirtisi olduğundan saygı bile görüyor. Şu muazzamlığa bakar mısın!  Aynı zamanda Japonlarda mükemmel bir saygı kültürü vardır. Bizde bu saygı, aile bireylerine ve büyüklere varken Japonlarda tüm topluma yansımış.  Bu saygının etkileri ise mahalle içindeki titizlik,dışarıda sesli konuşmama, sıralara saygı gösterme gibi şeylere etki ediyor. Videolarda görmüşsünüzdür belki, devasa bir kalabalık fakat o kalabalığa rağmen oluşmuş metro sırasının kusursuz işleyişi. Sonradan gelenler mevcut sırayı bozmadan 2 li kişiler halinde trene binmeyi bekliyor.  Uyanıklık yapayım da erken bineyim durumu yok.  Ülkemizde bunu oluşturmamız harika olmaz mıydı.  Avrupa'nın geneline bakınca da 'çoğunluk' için söylüyorum.  Kendi öğrensin kültürü var. Çocuklarına hayatı öğretmek için kuru nasihatler yerine bir şeyleri yapmalarına teşvik edip hayatı 1. elden öğrenmelerine imkan tanıyorlar.  Düşmelerine ve acı çekmelerine izin veriyorlar.  Bu doğrultuda özgüveni daha yüksek insanlar yetişiyor.

          Üstte yazdıklarım olumlu örneklerdi. Bu örnekler çoğaltılabilir. Bu ve bunun gibi küçük büyük çoğu kültürü tüm milletimize hızlı bir süreç içinde işlememiz harika olurdu. Bunu yapabilmek için düşünürlerin, ünlülerin ve siyasetçilerin ortak seferberlik yapması gerekir.  Aynı zamanda gönüllü olarak halktan insanlarında birbirini bilinçlendirmesi süreci hızlandırır.  Özetle küçük büyük demeden herkes bu bilinçle ufacık eylemler yapsa dahi seviyemiz artar.

           Yazıdan kendi kültürümüzü küçümsüyorum gibi bir anlam çıkmasın.  Geride kaldığımızı kabul ediyorum. Lakin harika değerlerimizde var.  Üstün olduğumuz değerler.  Konumumuz gereği yemeklerimiz çok çok geniş.  Yemekleri boş vaktimde araştırıp, açken izlediğim, kendime eziyet ettiğim çok olmuştur :)  Kısacası yabancıların süsleyip süsleyip postaladıkları şeylerin yanında kültürümüzdeki 'çeşitlilik' ve zenginlik her şekilde onlarınkine ağır basar.  Bunu damak tadı olarak demiyorum. O ayrı bir konu.  Genel olarak söylüyorum.  Bu genel çerçevesinde Türk-Orta Doğu kültürünün yemekleri zannımca ağır şekilde üstünlük gösteriyor.  Yemek dışında ahlaki öğelerimiz de gayet iyi. Aç bir insanı doyurmak, yardımseverlik, misafirperverlik, sıcak kanlılık  (akdeniz ülkelerinde yaygın) vb.  bir çok güzel yanımız var.  Türkiye'ye gelen turistlerin hepsinin dediği şey Türklerin sıcakkanlılığı ve misafirperverliğidir. Bunu herhangi bir youtube videosunu açtığınızda dahi görebilirsiniz.  İşte bu olumlu özelliklerimizi de korumamız gerekmekte. Teknoloji ve refahın ilerlemesi bunları tehlikeye atacaktır. Bilinçli insanlar bunları engelleyebilir.

           Hepimize düşen okumak,bilgilenmek ve ülkemiz adına güzel işler yapabilmektir. Atatürk'ün dediği gibi sahip olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil
kanda mevcuttur. 



Vatanperver , üretken insanlar olmamız dileğiyle.

Bonus Şarkı 1
Bonus Şarkı 2