Uludağ Üniversitesi ve Niğde Üniversitesinin karşılaştırması.

25.12.2014 01:33
    Bu yazımda Bursa Uludağ Üniversitesi ile Niğde Üniversitesini karşılaştıracağım.
    İlk 2 senemi Niğde Üniversitesinde geçirdim şimdi ise kendi memleketim olan Bursadayım. İzlenimlerimin oturması için bu vakte kadar bekledim. Öncelikle 2 şehri karşılaştırırsak,  Niğde küçük bir yer. Çok soğuk ve hava rüzgarlı olduğundan soğuk içinize işler. Kurak bir yerdir fazla yağmur yağmaz. Bursaya nazaran gelişmemiştir. Merkezde şehrin insanından çok öğrenci görürsünüz. Şehirdekilerde size yürüyen para gözüyle bakar. Gezilebilecek tek bir yeri vardır. Ve o tek yerde bütün eğlence toplanmıştır. Esnafı kesinlikle çöp. Aynı lavaşı tüm niğde kullanır. Farklı bir dürüm çeşidi yoktur mesela. Her yerde Hatay usulü dürüm yersiniz. Fiyatları Bursa ile aynı ama kalite açısından daha düşük. Gezilecek yerleri hemen hemen yok gibidir. Niğdeli olupta apaçi olmayan bir erkek göremezsiniz. Ve şehirin yerlilerinde güzel kız 2 sene içinde ne yazık ki göremedim. Bunun dışında insanları iyi ve sevecendir. Banka işlerinizi hızlı halledebilirsiniz küçük bir yer olduğundan sıra olmaz. Eğlence ve gece hayatını seviyorsanız Niğde'de öyle bir şey yok unutun onu.  Bursaya gelirsek bana göre İstanbuldan sonra Türkiye deki en güzel şehir (Ankara ve İzmire gittim) Bursa gelişmiş ve büyük bir yerdir. İstediğiniz herşeye ulaşabilirsiniz. Gezebileceğiniz sayılamayacak kadar çok eğlence ve tarihi yerleri vardır. Yemyeşil ve güzeldir. İnsanı (yerlisi ya da 50 yıldan fazla bulunanı) iyi,edepli,kibar insanlardır. Fakat doğudan gelen godoşlar yüzünden şehir yavaş yavaş ölmeye başlamıştır. Bursada deniz,dağ ve sayamadığım nice doğal güzellikler sizi sarar. Niğdeyle kıyaslanamayacak kadar güzel bir şehirdir. Ve henüz nüfusu çıldırtacak düzeye gelmediğinden kesinlikle Türkiye içinde yaşanmaya en müsait şehirdir. Eğer bir gün bursaya gelirseniz kesinlikle tarihi yerlerini ve meşhur lezzetlerini denemeden gitmeyin. 
 
      Şehirler hakkında kısa bilgi verdikten sonra Üniversiteye geleyim. Öncelikle sıkılmaman için Üniversite içindeki çevreden bahsedeceğim. Niğde'de %85 oranla düşük puanla gelmiş olanlar var. Bahsettiğim %85 oranı bütün örneklerim için geçerlidir. Erkekleri aynı kafadır. Kültürlü insan hemen hemen bulamazsın. Sohbet edebileceğin konular esnafın tavla atarken konuştuklarıyla aynı doğrultudadır. Bir çoğu internet kültüründen bile habersizdir. O sayfalarda taşak geçmek için koyulan yazılar ve resimlerin cennetidir Niğde üniversitesi. Öğrenciler eşek kadar olmalarına rağmen mafyacılık polat alemdarcılık oynarlar. Kendilerinden üstün birini gördükleri zaman kıskançlıklarından çirkinleşip ufacık beyinleriyle rakiplerini alt etmek isterler. Kadına anne babalarından daha düşkünler. Dersle araları zerre yok ki Üniversitenin kolaylığı da buna zemin hazırlar. Tüm bunların yanında egodan arınmış gerçekten anadolu insanının tüm güzelliklerini içinde barındıran temiz insanlarda vardır.  Kızlarına gelecek olursak. Hayatınızda göremeyeceğiniz kadar çok kezbanla karşılaşırsınız.  Palyaço gibi makyaj yapıp havasından geçilmeyen tiplerle doludur. Sıfatına sıçmaya çalışsan dışkına kıyamazsın fakat yine de o kızlar kendilerini senden üstün görüp büyük bir egoyla haraket ederler. Ve yine azınlık bir kısmı gerçekten sohbet edebilecek kadar nazik ve sadece bir kızın seni anlayacağı şekilde sana destek olabilir. Onları o kodumun yerinde bulabilirsen ne mutlu sana. 
 
Uludağ üniversitesinin çevresine gelecek olursam. Aslında burda da farklı bir dünya ile karşılaştım. Öveceğimi bekleme. Ben objektif ve dünyaya karamsar bakan bir adamım. Şimdi geliyor kurşunlarım. Niğdedeki çevreyi beğenmediğim ve kendimi üniversitede hissetmeyişim Bursaya gelmemdeki sebeplerden biriydi. Burada kesinlikle üniversite ortamı var. İnsanlar bir çok konuda bilgili ve kültürlü. Birçoğunu konuşurken sınadım ve şaşırtıcı sonuçlar aldım. Kesinlikle bilgililer. Giyim kuşamları gayet modaya uygun ve güzel. Rekabeti büyük bir ortam. Niğdede sadece yaşıtlarım ve yakınları varken burada bildiğin amcalar ve teyzelerde var. Kişiliklerine gelecek olursak hemen hemen hepsi 5 para etmez tipler. Niğdeye kıyaslarsan onlara göre kat ve kat soğuklar ve egoları tavanda. Uludağ üniversitesinde sağlam bir dostluk arıyorsanız bunu bulmanızın ihtimali çok düşüktür. Çünkü insanların suratlarında bile birbirlerine olan nefretin izleri var. Sınıflarda müthiş gruplaşma var. Herkes birbirini tanımıyor desem yeridir. Kızlarına gelecek olursak. Niğdeye kıyasla çok çok güzeller. Fakat ben ne yazık ki (kişiliğim gereği) vasatın üstünde bir güzellikle karşılaşamadım. 
 
Eğitim ve sınavlara değinecek olursak (tarih bölümü için geçerli)  Niğde Uludağ üniversitesine nazaran çok çok çok çok kolay bir yer. Sınav öncesi 1 saatlik çalışmayla geçebilirsiniz. 1 gün çalışırsanız ilk 10 a girersiniz. Öyle bir yer. Öğretmenleri çok cana yakın yani bir çoğu :)  Sizi ders ve devamsızlık konusunda pek sıkmazlar. Sizlerle iyi ilişkiler içine girerler. Ders anlatımları ise hocasından hocasına değişir fakat genel olarak iyidir. Herhangi bir ödev almanız hemen hemen yoktur. Konulara göre soru gelir ve ne olacağını kestirebilirsiniz. 
Uludağ üniversitesinde ise öğretmenler orospu çocuğudur. (yani bir çoğu) İzleyebildiğim kadarıyla ders anlatımları çok çok kötü. Ne yakın ki böyle öğretmenler denk geldi yapacak bir şeyim yok. Bunun  yanında 2 kitaptan sorumlu tutulursunuz ve içindeki örn tüm 300 sayfadan sorumlusunuzdur. Ve sorumlu olduğunuz yerden ne soracağı tam olarak belli değildir. Hatta 1 hoca öğrencilere ızdırap çektirmekten keyif alan bir tip. Sınıfında 100 kişiden fazla var ve hala geçemiyorlar dersi. Tam bir manyak.  Ders anlatımları kötü olan hocalar size zor sorular sorarlar ve bazen iyi geçen sınavınız dahi düşük gelir ve ne olduğunu anlamazsınız. Hocalar ciddi biçimde siyasetle ilgilenirler laf arası kendi görüşlerini oturtmayı çok severler. Bir çok kişi ödev alır. Ödevler verirler. Baskı altına sokarlar. Sizi sadece tarih okuyan ve hayattan kendini soyutlamış kişiler olmanızı isterler. YOKSA GEÇMENİZ ÇOK ZORDUR!
Bir çok öğretmen soğuktur. Ben tarihten sanırım bu Üniversitede bu eğitimle soğuyorum. Ve evet derslerim kötü. 
 
Üniversite içindeki kampüs vs. ye değinecek olursak. Niğde üniversitesi bok kokar. Kanalizasyon suyu ile sanki çimleri sularlar. Ağaçlar hemen hemen yoktur. (büyüme aşamasında) Binalarının yeni yapılanları güzelken eskileri T.C. nin soğuk bina kültürünü barındırır. Yemekhanesi güzeldir ve iyi yemekler çıkar. Otomasyonu modern ve açıklayıcıdır. İnternet sitesi güncellenir renkli ve iç açıcıdır.
Uludağ üniversitesi ise büyük ve kocaman yeşil ağaçları içinde barındırır. Sonbaharda tipsiz bir kıza bile aşık olabilirsiniz. Bahçesi harikadır.Çimleri yemyeşildir. Kuşların sesleri içinize huzur verir. Birçok köpek ve kediyi görebilirsiniz.  Bina sistemi ise aynı Niğdedekine benzer.  Yemekhanesini denemedim henüz. (kart sorunları)  İnternet sitesine gelirsem eğer 2002 lerin sitesi gibi duruyor. Sanki eski gibi. Ama üstünde hafifte bir ciddiyet var sanki. Otomasyonu ise berbatın da ötesinde. Karmakarışık ve hatalar verdiren bir sistemi var.  Birde burada olan etkinlikler Niğde de hemen hemen hiç olmaz. 
 
Benim açımdan sonuca gelecek olursak
 
Niğde'de derslerim kolaydı
            alıştığım bir arkadaş ortamı vardı
            çevremdekileri beğemiyordum (evet bu yüzden kendimi sevmiyorum ama ne yapayım en azından kendime karşı dürüstüm)
            Okul dışı hayatım zordu. Öğrenci evi,yemekler,para vs.
            Bir eğlence hayatım hemen hemen yoktu
            Ve donuyordum. Çok soğuktu amk! 
 
Uludağ üniv.'sinde ise
            Evimde yemeğim hazır olacak diye sevinmiştim. Bizimkilerin ayrılacağı tuttu.
            Farklı bir ortam ve yeni bir güzellik beklerken. Soğuk insanlarla karşılaştım. Ve yaşadığım ailevi vs sıkıntılar yüzünden bende pek koşturamadım sosyalimi.
           Evimde olmak senelerdir alışık olduğum düzene gelmek altın değerinde. Yatağımı odamı çok seviyorum. 
           Tatillerde direk evime dönebilmek harika. Fakat günde sürekli 40 dk gidiş 40 dk dönüş ömrümü yiyiyor ve beni çok yıpratıyor. Bu yüzden motor alacağım. 
           Babama ekonomik olarak yardımcı oldum. En azından onlar için hayırlı oldu.
           Derslerim çok kötü. Düzene alışamadım. Ve kendimi yenip çalışamıyorum. Laga lugaya gerek yok. Dersleri zor. 
 
Anlayacağın bende çelişkideyim yatay geçiş yaptığıma memnun muyum değil miyim bilmiyorum. O kadar çok şey var ki o konulara girmek istemiyorum sadece ama tam bir çelişkinin ortasındayım. İyi ve kötü yönler var. Fakat sanırım yapmam gereken artık ingiliz atasözünü hatırlayıp yoluma devam etmek. Geçmişe bakamam.  '' Burn the bridge '' 
 
Olmayacak bir hayale gelecek olursak şöyle olsa hoş olurdu mesela;
         Ailem ayrılmamış. Huzurum ve yemeklerim evimde. Niğdedeki sevdiğim dostlarım yanımda Uludağ üniv.sinde. Fakat diğer çevre daha elit ve beni üniversitede hissettiriyor. Öğretmenlerimin hepsi niğdedekiler fakat uludağ üniversitesinde öğretim görevlileri. Mucizevi bir şekilde üniversite evime çok yakın ve 10 dk lık mesafede :) Derslerim kolay ve etkinliklere ve kendime zaman ayırabiliyorum. Evet anasını satayım. Böyle bir hayalim gerçek olsa işte mevcut durumumdan çok mutlu olabilirdim. Ama hayat işte. Sikmeyi seviyo bizi.. 
 
Haydi kalın sağlıcakla.